Güncel Sergiler >> Nişantaşı
HAYAL POZANTI

Dirimart Nişantaşı, Hayal Pozantı’nın Türkiye’de ilk kişisel sergisine ev sahipliği yapacağını bildirmekten mutluluk duyar. Sanatçı, .tr başlıklı sergisinde bilişim tarihinden ve istatistiklerinden ilham alarak oluşturduğu resimlerine yer veriyor.

Hayal Pozantı yapıtlarında kendi yaratımı Instant Paradise adını verdiği alfabesi ile yazılı ifadeleri görsel kompozisyonlara eviriyor. Alfabe, sanatçının özellikle kendi kuşağından itibaren öne çıkan veri kodlama meselesinin bağlamında ortaya çıkmış. Kitle iletişim araçlarının bir görüntüye aşina olmamız için gereken zamanı oldukça kısalttığı günümüzde, Pozantı oluşturduğu soyut kompozisyonlar aracılığıyla bu süreyi uzatmanın, bir başka deyişle eski ‘normaline’ döndürmenin yollarını arıyor. Sonsuz kombinasyonlarla kendini yeniden üreten bu dil, izleyiciyi ilk görüşte alışılmadık gelen fakat zamanla alfabenin kalıplarıyla tekrarlanarak yakınlık hissi uyandıran desenlerin peşine düşmeye davet ediyor.

 

1935
Tuval üzeri akrilik ve katı yağlı boya çubuğu, 152,4 x 335,3 cm, 2017
Güncel Sergiler >> Dolapdere
Kıpraşım Ripple
AYŞE ERKMEN

Uzun kariyeri boyunca özellikle mekana özgü işleri hafızalara kazınan Ayşe Erkmen, içinde bulunduğu sosyal ve fiziksel çevreden yola çıkar ve var olan yapıyı kendi üslubuyla yeniden konumlandırarak; seyircisini mekan üzerinde düşünmeye iter. Mekanı deneyimlenebilir kılan çalışmaları, belirli bir biçimsel dil oluşturma kaygısından uzaktır. 

Kıpraşım Ripple sergisi kapsamında Erkmen, mimari veriyi analiz ederek Dirimart Dolapdere’ye ham mekân bir sanat galerisine dönüştürülürken tasarım gereği eklenen duvarları harekete geçiriyor. Galerinin her sergi için geçirdiği sürekli dönüşüme atıfla, üzerinde geçmiş sergilerden izler de barındıran bu duvarlardan kopardığı parçaları uçucu kılarak mekan içine savuruyor. Böylece yeniden inşa edilen galeri, bir sergileme mekânı olmaktan çıkıp yapıta dönüşüyor. Bu müdahaleye sanatçının galerinin mimarı planını yeniden yorumladığı, onu dönüştürme niyetleri üzerine ipuçları veren metal heykeller eşlik ediyor. Galerinin yer aldığı ana caddenin Panagaltı’dan ulaşım aksında dile geldiği bir ses yerleştirmesi de fiziksel olarak mekâna yakınlaşma ve ondan uzaklaşma anlarını sergi alanının içine taşıyor.