Özcan Kaplan
İlla ki
Şub 28 - Mar 30 2013, Dirimart Nişantaşı

Özcan Kaplan
Özcan Kaplan

Özcan Kaplan, resim yapma eyleminin sürecinin kendisini, sanatının temeline oturtuyor ve sergisinin konusunu da sınırlandırmıyor. Sanatçı, etrafındaki her şeyi kapsamasından ziyade; ona gelecek vaadeden en önemli olgu olduğu için, resmin hayatın kendisi olduğunu vurguluyor. Sanatçı, resim yapmanın bir tür tercüme olmadığını; aksine daha önce tadılmamış bir tecrübe yaratmak olduğunu, sorun çözüm reçeteleri ya da yaşam biçim önerileri sunma endişesi taşımaması gerektiğine inanıyor. Sonuçtan çok sürece odaklanıyor ve orada kendini sorgulamanın, yeniden başlamanın, bilmemenin ve tesadüfün tekrarının varlığına vurgu yapıyor. Kaplan resimlerinde, kullandığı renkler ve fırça darbeleriyle doğallığı ve aynı zamanda karşıt elemanları bir araya getiriyor. Sanatçı, konumlandırmadığı bu eserlerin anlamını kavramak için, sürece odaklanmak gerektiğini belirtiyor. Sayısız zemini üst üste getirerek ve çizgileri, bu renkli zeminde harekete geçirerek sert ve sakin bir stil ortaya koyarak merak uyandırıyor. Son katman, kişisel renk geçişleri ve fırça darbeleriyle hareketlendirilen diğer tabakalarla bir araya gelerek mutasyona uğrar. Kaplan’a göre bu; hiçbir şeyin artık eklenemediği ve değiştirilemeyeceği noktadır. Sanatçı resimlerine kavramsal bir boyut kazandırmak için, izleyicinin gördüğü ve bildiği arasındaki farka odaklanıyor. Güncel bir içerik taşıma kaygısında olmayan Kaplan’ın resimleri, tabakalaşma ve zaman geçişleriyle kendine has bir yapı barındırıyor. Böylece meta-gerçeklik için bir sembol haline geliyorlar.

GÖRSELLER