NEWS

Tomokazu Matsuyama’dan Haberler

Dirimart, Yanköşe ve Galataport işbirliğiyle gerçekleştirdiği Tomokazu Matsuyama’nın United We Stand Divided ve Nirvana Tropicana başlıklı kamusal projelerini duyurmaktan mutluluk duyar. Matsuyama’nın bu iki büyük ölçekli heykeli İKSV’nin davetiyle, 17. İstanbul Bienali’ne paralel projeler olarak sergileniyor.

Çalışmalarını New York’ta sürdüren Japon sanatçı Matsuyama, çeşitli kültürel parametreleri harmanladığı işleriyle tanınıyor. Sanatçı işlerinde, sanat tarihçilerinin kafa yorarak sınıflandırdığı, müzelerde sergilenen ikonografi, moda, tasarım, mimarlık gibi alanlara ait unsurları bozup yeniden örgütler, onları girift oluşumların birer parçası olarak temsil eder. Çeşitli formları, örüntüleri, nitelikleri resimlerinde, grafitilerinde, heykellerinde ve video işlerinde bir arada kullanan sanatçı “küresel biz”e dair izlenimler yaratmayı amaçlar.

Günümüzün sınırsız yayılan, gayri fiziksel internet uzamı, bireylerin fiziksel ve psikolojik kimliklerini şekillendiriyor. İnsanların ekranlar kanalıyla tükettiği, birçok kategoriye bölünmüş bilgi bir tür entelektüel zenginlik olarak görülüyor. Matsuyama kendi işlerini, bu idealleştirme sürecini, ulusal ve kültürel normlar dahilindeki mefhum fragmanlarının kesişimleri üzerinden nötralize eden yapıtlar olarak görür. Kişisel ve kolektif tarihleri kendi sanatsal görüsüne aktaran sanatçı, bir yandan eleştirel tutumunu korurken bir yandan da izleyicinin erişimine açık, anlaşılır, neşeli işler üretir.

Matsuyama He Sits She Reads (2021) başlıklı heykelini Yanköşe için büyük bir yerleştirme olarak yeniden hayal ediyor. Sanatçı bu işiyle, her gün birçok kültürden sayısız insanın gelip geçtiği İstanbul’a dair algısını, yeni nesillerin kimliklerinin çoğaldığı bir anla kesişen toplumsal cinsiyet ve kültür göstergelerine bakarak ifade ediyor. 17 metre uzunluğundaki United We Stand Divided, Doğu ile Batı’yı sembolize eden, eski çiçek motifleriyle süslü, sarmaş dolaş iki figürü betimliyor. İstanbul: birçok kültürün ortak tarihine sahip şehir. Ve bu iki insanın birbirine karışan portresi, bünyesinde çeşitli kimliklerin biçimini değiştiriyor, şehir manzarasında, çağdaş kültürün nasıl çokkatmanlı olduğunu hatırlatmak istercesine asılı duruyor.

Matsuyama, Galataport Müze Meydanı’na, arka arkaya gelen Covid 19 ve New York şehrini vuran kasırga döneminde yarattığı Nirvana Tropicana (2020) heykelini yerleştiriyor. Kapanma günlerinde, hiç uyumayan şehir terk edilmiş bir hal almış, medeniyet ve kültür hayatı durmuş, doğa adeta çöküşe geçmişti. Bu gerçeklerle karşı karşıya kalan Matsuyama, bazı şeyleri sil baştan inşa etme zorunluluğunun ağırlığını hisseder. Bu dur durak bilmeyen içsel dürtü, nebati unsurlar ve örüntülerle iç içe örülü beden fragmanlarıyla verilir; kübist olarak nitelenebilecek bakış açılarının çokluğu söz konusudur burada.