Ses-li Harfler I Ses-siz Harfler
20 Şubat 2019–30 Mart 2019 | Dirimart

Özlem Günyol-Mustafa Kunt

Dirimart Özlem Günyol-Mustafa Kunt sanatçı ikilisinin galerideki ikinci kişisel sergisini ağırlıyor. Sergi, Frankfurt’ta yaşayan sanatçıların bu sergi için ürettikleri yapıtların yanı sıra Maddesel Resimler başlıklı serisini bir araya getiriyor.

Günyol ve Kunt’un yapıtlarının malzemelerini coğrafi ve mimari ölçümler, siyasal semboller, dil, kalıntı ve buluntular oluşturur. Sanatçılar, büyük bir hassasiyet ve gayretle şeyleri parçalarına ayırıp, fizikselliklerinden ve bağlamlarından kopararak yeniden düzenledikleri bir estetiğin arayışındadırlar. Bu aktarımlar ve dönüşümler sadece malzemede değil içerdikleri anlamlarda da, bazen çok radikal biçimlerde gerçekleşir. Avrupa, sermaye, göç, anayasa, eşitlik, aidiyet/dışlanma gibi kavramlar, dönüştürülerek farklı bir estetik deneyimle hissedilir hale gelir.

Ses-li Harfler | Ses-siz Harfler dikkatini seslilik ve sessizlik kavramlarından yola çıkan birçok alt başlığa yoğunlaştırır. Cezalı Harfler başlıklı yapıt, 2018 yılının 1 Mayısı’nda valilik tarafından sokağa çıkması yasaklanmış olan sloganlardan yola çıkar. Videoda organize olarak bir araya gelmeleri yasaklanan harf gruplarının durmaksızın gezinmelerini izleriz. Video, harflerin her an birleşerek kelimelere, kelimelerin ise cümlelere dönebilme potansiyelini saklı tutar. Bildiğimizi Bilmediğiniz Şeyler Var başlıklı iş, farklı gazete isimlerinden harfleri, stillerini koruyarak yerlerinden koparır ve bu harfleri inşa ettiği cümlenin malzemesi olarak kullanır. Farklı harf karakterlerinin dizilmesiyle kurulan cümlenin görsel estetiği polisiye filmlerden aşina olduğumuz bir kurguyu akla getirir: bu filmlerde iz bırakmamak için el yazısını kullanmaktan çekinen kişi, farklı dergi ve gazetelerden kestiği harfleri kullanır. Küçük bir sözlük formatında tasarlanan M işinde ise sanatçılar, 2018 yılı boyunca Türkiye’de basılan yüksek tirajlı ulusal gazetelerin manşet ve birinci sayfa haberlerini günbegün tarayarak elde ettikleri sözcükler havuzundan 365 sayfalık bir ajanda/günlük oluştururlar. M aynı zamanda medya, manşet, manipülasyon gibi kelimelere referans verir. Sergiyle başlayan yeni bir seride ise her bir resim yazdıkları yazılar nedeniyle tutuklanan ya da haklarında soruşturma açılan gazetecilere ait savunma metinlerini içerir. Kulağımızda 2002 yılında Donald Rumsfeld’in Irak’ta bulunduğu iddia edilen silahlar sorulduğunda verdiği cevabın çınlamasına sebep olan Çıkmaz işinde, galerinin ortasındaki kolonun etrafında dönen KNOWN (bilinen) ve UNKNOWN (bilinmeyen) kelimelerini görürüz. Kolonun dört kenarlı yapısını kendine mekân edinen yapıt, kelimeleri kenarlardan bükerek sürekli bir döngü/kovalamaca yaratır. Artı ve eksi kutuplardan oluşan bu döngü, işi farklı okuma kombinasyonlarına açar. Bay Bertelli, haklısın. Profil hâlâ devam ediyor işi ise Renato Bertelli’nin Continuous Profile (1933) isimli yapıtını, yapımından 85 yıl sonra yeniden ele alır. Mussolini’nin profilini 360° döndürerek onu her yöne bakan, her şeyi gören ve dolayısıyla da etrafındaki her şeyi kontrol edebilen tanrısal bir göz olarak tasvir eden Continuous Profile, Il Duce’ye sunulduğunda büyük beğeni kazanmıştı, öyle ki faşist lider bu büstün resmi büstü olarak çoğaltılmasını emretmişti. Peki bu büst, Günyol ve Kunt’un ona verdikleri yeni formda, bu yeni yorumunda bize ne söyler?

Galerinin özel gösterim mekânındaki sunumda ise, farklı para birimlerinden madeni paraların temsili resimlerini içeren Maddesel Resimler serisi görülebilir. Maddesel Resimler, madeni paraların yapımında kullanılan demir, çelik, bakır, nikel, alüminyum, çinko, kalay gibi malzemeleri, kullanıldıkları oranlara bağlı kalarak resimsel bir düzleme taşır. Resimlerde ele alınan konu, o konuya ait maddesellik ve bu maddeselliğin aktarımında, soyut, avangart ya da yapısalcı sanat akımları ile iktisadi, iktidar ilişkileri arasında kesişim noktaları yaratan estetik bir deneyim ortaya çıkar.

Sergiyle birlikte hazırlanan ve sanatçılara dair en kapsamlı yayın olma özelliğini taşıyan sanatçı kitabı da on beş yıllık izleklerine bakarken bu arayışlarına farklı perspektiflerden yorumlar getirmeyi, bugünkü izdüşümlerini mercek altına almayı deniyor.