Franz Ackermann’ın disiplinlerarası pratiği, küreselleşmenin yarattığı hareketlilik, kentleşme ve turizm olguları ekseninde şekillenir. Sanatçının üretimleri, deneyimlediği mekânların fiziksel dokusunu, dijital çağın getirdiği hız ve karmaşayla harmanlayan dinamik bir yapıya sahiptir. Ackermann’ın ilk dönem çalışmalarından bu yana geliştirdiği Mental Maps [Zihin Haritaları] serisi, geleneksel haritacılığın nesnel hassasiyetini, kişisel bir algı ve yorumlama biçimiyle dönüştürür, kentsel gerçekliği sezgisel bir dille yeniden kurgular. Sanatçının yapıtları resim, duvar çizimleri, heykel, fotoğraf ve reklam panolarını andıran strüktürler gibi bireysel bileşenlerin bir araya gelerek büyük ölçekli ve kaotik yerleştirmelere dönüştüğü bir evreni temsil eder. Renk kullanımı ve karmaşık formların birbirine karıştığı kompozisyonlarında, sanatçı bireyin mekânla kurduğu ilişkiyi ve küresel dolaşımın yarattığı “geçici yerleşmişlik” hissini sorgular. Eserleri izleyiciyi hem tanıdık hem de yabancı bir kentsel deneyime davet ederken günümüz dünyasının hızla değişen coğrafyaları ve kültürel göçebelik halleri üzerine derinlikli bir gözlem sunar.
