Güçlü Öztekin’in pratiği, gündelik hayatın sıradanlığı ile hayal gücünün fantastik evreni arasında kurulan bir anlatıya dayanır. Sanatçı, kraft kâğıdı, strafor ve kolay bulunabilen malzemeleri kazıma, yırtma, bükme ve boyama gibi müdahalelerle dönüştürerek büyük ölçekli yüzeyler üretir; bu süreç, düşünmekten çok oynamaya ve keşfetmeye dayalı, sezgisel bir üretim biçimini yansıtır. Resmi bir yüzey olarak ele alan Öztekin’e göre bu yüzey, izleyiciye en hızlı ulaşan ve bakışı özgürleştiren bir eşiktir. Açıklamalardan özellikle kaçınan sanatçı, izleyiciyi anlam arayışının ötesine taşıyarak doğrudan bir görsel ve duyusal deneyime davet eder. Üretimini bir tür ileri dönüşüm süreci olarak kurgulayan Öztekin’in işleri, sergi mekânında yeniden işlenerek tamamlanır; böylece yapıtlar, mekân ve izleyiciyle birlikte değişen, canlı ve performatif bir karşılaşma alanı oluşturur. Öztekin, aynı zamanda HA ZA VU ZU ve GuGuOu gibi kolektiflerin üyesidir ve performans, müzik ve grup üretimleriyle disiplinlerarası bir pratiğe sahiptir.
