Georgina Gratrix’in çalışmaları şöhret, kimlik ve popüler kültür kavramlarını keşfederken sanat tarihine yaptığı açık göndermelerle öne çıkar. Sanatçının pratiği keskin bir mizah, kişisel anlatılar ve estetik bir ironiyle çağdaş resmin sınırlarını zorlar. Gratrix, kalın boya uygulaması (impasto) ve dışavurumcu fırça darbeleri ile renk, biçim ve tekrar eden sembolleri bir araya getirerek neredeyse heykelsi yüzeyler yaratır. Abartılı, çocukça görünen portreleri ve natürmortları, zengin dokulu boya katmanlarıyla şekillenerek insan bireylerin çokkatmanlı doğasını açığa çıkarır. Karalamalar, kişisel fotoğraflar, yerel kültürler, internet derlemeleri ve gündelik yaşamdan kesitler, sanatçının görsel dilini oluşturan unsurlardandır. Resim tarihinin tamamını bir diyalog alanı olarak gören Gratrix’in eserleri, özellikle Alman Dışavurumculuğu üzerinden modernizmle konuşur ve sanatçı, bu süreçte parodi ve grotesk ögeleri bilindik güzellik tanımlarını sorgulamak için araç olarak kullanır. Gratrix konuya yaklaşımını şu sözlerle ifade eder: “Çağdaş resmi benim için özellikle ilgi çekici kılan şey, tarihsel temsilleri yeniden gün yüzüne çıkaran ve onları hiciv yoluyla sorgulayan revizyonist ve mizahi yaklaşımdır.”