Albert Bitran’ın yapıtları, sanatçının II. Dünya Savaşı sonrası Paris’te yükselen soyut sanat akımının biçimlendirdiği arayışlarının bir yansımasıdır. Geometrik ve mimari formlar çalışmalarının temel unsurlarıdır. Özgür ve ifadeci jestlerle dengelenmiş çizgiler yapıtlarında önemli bir yer tutar. Çalışmalarında geometrik soyutlama ile “sıcak” soyutlamanın lirik paletini sentezleyerek kişisel bir ifade oluşturan Bitran, Akdeniz kültürü ile Kuzey Avrupa’nın sanatsal etkilerini harmanlayarak Doğu ile Batı’nın duyarlılıkları arasında köprüler kuran eserler üretir. Sanatçının eserlerinde, içerisi ve dışarısı kavramlarıyla oynayan kompozisyonlar, ışık, gölge ve mekân ilişkisi üzerine yoğunlaşan soyut yapılar dikkat çeker., Galerie Martel Greiner, Paris (2020) bulunuyor. Eserleri, aralarında Stedelijk Müzesi, Amsterdam; Statens Museum for Kunst, Kopenhag; İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, İstanbul; İstanbul Modern, İstanbul; Musée des beaux-arts, Lyon; Centre Pompidou, Paris; Küba Devlet Koleksiyonu, Küba ve National Art Gallery New Zealand, Wellington gibi müzelerin olduğu farklı ülkelerdeki pek çok sanat kurumunun yanı sıra çeşitli özel koleksiyonlara dahil edildi., Galerie Martel Greiner, Paris (2020) bulunuyor. Eserleri, aralarında Stedelijk Müzesi, Amsterdam; Statens Museum for Kunst, Kopenhag; İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, İstanbul; İstanbul Modern, İstanbul; Musée des beaux-arts, Lyon; Centre Pompidou, Paris; Küba Devlet Koleksiyonu, Küba ve National Art Gallery New Zealand, Wellington gibi müzelerin olduğu farklı ülkelerdeki pek çok sanat kurumunun yanı sıra çeşitli özel koleksiyonlara dahil edildi.