Türkiye’nin öncü kavramsal sanatçılarından Sarkis’in fotoğraf, video, resim, heykel, vitray ve neon gibi pek çok farklı teknik ve malzemeye başvurarak yarattığı yapıtları, özne-nesne ve birey-toplum arasındaki ilişkiyi yansıtan sembolik imgelerle doludur. Batı’nın entelektüel geleneklerini Doğu’nun tarih boyunca dışlanmış kültürel anlatılarıyla birleştiren sanatçı, yapıtlarında zaman, hafıza, kimlik, kayıp, aidiyet ve yeniden doğuş gibi meseleleri ele alır. Yapıtlarını hiçbir zaman aynı şekilde sergilemeyen sanatçı, sürekli dönüşen ve birbirine göndermelerde bulunan çalışmalarıyla sanat ile hayat arasındaki sınırları ortadan kaldırmak için uğraşır. Eserlerinin temeline geçmişi yerleştirerek insanlık tarihinin dramatik anlarına atıfta bulunurken şimdi ve gelecek arasında bağlantılar kurar. Sanatçının, 1976 yılından bu güne süren uzun soluklu pratiğinde öne çıkan iki temel kavram olan kriegsschatz (savaş ganimeti) ve leidschatz (ızdırap hazinesi), modern tarih içinde unutulmaya karşı bireyin mücadelesini –hatırlama mücadelesini– temsil eder. Sanatçının bağlamlarından kopararak yeniden anlam kazandırdığı nesneler, hafıza ile onun ilişkili olduğu zafer, acı ve utanç gibi duyguları yansıtarak dönüşümleri için bir alan açar. Sarkis, sanatın her zaman yeni başlangıçlarla ilgili olduğunu savunur.

 

CV