Ghada Amer’in yapıtları kadın bedeni, kimlik ve toplumsal cinsiyet kalıplarını incelerken izleyiciyi genelgeçer sanat anlayışlarının ve toplumsal normların sınırlarını zorlamaya davet eder. Amer’in pratiği, geleneksel olarak kadına atfedilen bir zanaat kolu olan nakşı çağdaş sanat içerisinde yeniden konumlandırır ve böylelikle erkek egemen imgelerle ilişkilendirilen temaları tersyüz eder. Sanatçı yapıtlarında, özellikle de iğne ve iplikle yaptığı figüratif kompozisyonlarda, kadın bedenine bakışı yeniden tanımlar. Amer, kariyerinin ilk dönemlerinde yarattığı yapıtlarında ev içi aktivitelerle meşgul kadınları betimlerken, ilerleyen süreçte erotik imgeleri kullanarak feminenlik algılarını, hazzı ve eril bakışın kadınların özneleştirilmesindeki rolünü sorgulamıştır. Yapıtlarında Doğu-Batı, kadın-erkek ve sanat-zanaat gibi ikilikleri sorgulayan Amer, bu ikiliklerin ötesine, kimliklerin geçici ve belirsiz doğasına dikkat çeker. Resimleri, döküm heykelleri, videoları, seramikleri ve kamusal bahçe projeleri, izleyiciyi alışılmadık bir estetik ve dil aracılığıyla kültürel kimlikler ve anlamlar üzerine düşünmeye davet eder.
