Benim tiyatrom görsel bir tiyatro, bakmayı öğrenmek benim çalışmalarımın önemli bir meselesi. Görünür olan, gözle algılanabilir olan, tiyatronun tarihi boyunca O.M. Tiyatrosu’nda olduğu kadar önemli olmadı. Gerçekleştirmek istediğim şeye ifade kazandırma çabaları sırasında dilin artık tek başına yeterli olmayacağını gördüğümde, dil ve temsil üzerine kurulu tiyatrodan uzaklaşarak, kendi tiyatromun dahilinde gerçek olaylar sahneleme arayışına giriştim. Öncelikle izleyicinin beş duyusuna birden hitap edilmeliydi. Gerçek bir olay beş duyuyla birden zihne kaydedilebilme potansiyelini taşır. İzleyicinin yoğun biçimde koklamaya, tatmaya, bakmaya, görmeye, dokunmaya teşvik edildiği olaylar kurguluyorum.
