Bir dağ, bir ufuk, doğan ve batan bir güneş... Bunlar paylaştığımız en
eski formlar. Hiçbiri tek bir kültüre ait değil. Dilden çok önce var olan
deneyimlere sesleniyorlar. Dağ yeryüzüne, deniz ufka biçim veriyor. Biri
dikine yükselirken diğeri yatay uzanıyor. Bizler kendimizi tam da bunların
arasında buluyoruz. Heykeller de resimler de belirli bir yerin temsili
değiller. Bunun yerine doğayı en temel unsurlarına indirgiyorlar: renge,
yerçekimine, ışığa ve ufuğa. Bir araya geldiklerinde dışımızda değil,
içimizde var olan bir manzara kuruyorlar –fiziksel olanın duygusal olana
dönüştüğü bir manzara. Bu sergi, bizi bu iki durum arasında dolaşmaya
çağırıyor: dağın sağlamlığı ile denizin açıklığını, dünyayı kavramanın
birbirini tamamlayan iki yolu olarak deneyimlemeye.
— Ugo Rondinone, Temmuz 2026
Dirimart, Ugo Rondinone’nin galeriyle ve İstanbul’daki ilk kişisel sergisi the sun and the mountain’ı sunmaktan mutluluk duyar. Sergi, uzun yıllara yayılan üretiminde denizler, dağlar, ağaçlar, bulutlar, gökkuşakları, yağmur ve kar gibi doğal biçim ve olguları yaşamın sürekli dönüşen doğasının tezahürleri olarak ele alan Rondinone’nin Mountain serisinden yirmi bir yeni heykelini ve 2023 yılına ait, gündoğumu/günbatımı temalı on dört suluboya eserini bir araya getiriyor. Bizleri ortak insani deneyimlerimiz üzerine düşünmeye davet eden sergi, galeri mekânını tefekküre açık bir manzaraya dönüştürüyor.
Ugo Rondinone’nin doğa, zaman, yalnızlık, döngüsellik ve insan deneyimi üzerine geliştirdiği şiirsel yaklaşım ile kavramsal düşünceyi birleştiren özgün pratiği sanat tarihinin farklı dönemleri arasında köprü kurarken, eserlerinin farklı coğrafyalarda benzer duygusal karşılıklar bulmasını sağlar. Doğa, peyzaj ve insani deneyimler arasındaki ilişkiyi otuz yıldır sürekli yeniden tanımladığı pratiğiyle Rondinone, aynı anda hem son derece kişisel hem de evrensel bir karşılık uyandıran kapsamlı bir yapıtlar bütünü oluşturmuştur.
Rondinone pratiğinin en ikonik yapıtlarından olan Mountain serisi, toprak piramidi ya da peri bacası olarak adlandırılan kaya oluşumlarından ve taş dengeleme sanatından ilham alır. İzleyiciler bu heykeller arasında dolaşırken, doğal dünyaya verdiğimiz, atalardan gelme ortak yanıtları hatırlatan formlarla karşılaşırlar. Rondinone, üst üste yerleştirilmiş taşları denge, kalıcılık ve insanın doğayla süregelen ilişkisi üzerine anıtsal bir tefekküre dönüştürür. Bu serisi, Seven Magic Mountains (Nevada Sanat Müzesi), Doha Mountains, Vienna Mountain, Ermatingen Mountain, Medellin Mountain, Gwangju Mountain, Miami Mountain ve Liverpool Mountain gibi kamusal alanlardaki büyük ölçekli yerleştirmelerden, neon renklerle dengelenmiş taşların heykelsi varlıklardan oluşan bir takımyıldız gibi galeri mekânını kuşattığı daha samimi sunumlara kadar farklı ölçeklerde hayata geçirilmiştir. Dirimart Dolapdere’deki sergisinde ise neon renklerle dengelenmiş bu taşlar, heykelsi varlıklardan oluşan bir takımyıldızı gibi galeriyi kuşatır.
Sergide yer alan heykellerin dikeyliği, suluboyaların yataylığıyla karşı karşıya gelerek doğadaki dağ ve ufuk karşılaşmasını yeniden kurar. Sadeleştirilmiş modüler yapıları ve ışıkla titreşen renkleri aynı zamanda Minimalizmin biçimsel dilini çağrıştırır. Ancak bu biçimler birer metafor değil, varoluşun kendisine ilişkin durumlardır. Yerleştirme, her biri doğayla kurulan karşılaşmadan beslenen ortak duygusal deneyimlerin farklı sanatsal mecralar aracılığıyla nasıl ifade edilebileceğini araştıran bir bütünlük oluşturur.
Rondinone, sanatın ne olduğu konusunu ele alırken doğaya içkin güzellik ile etrafımızdaki dünyayı –doğayı, toplumu ve kültürü– algılama biçimlerimizin kesiştiği noktaları araştırır. Arıtılmış formları, güzelliğin insan deneyimini ortaklaştıran temel güçlerden biri olduğunu düşündüren şiirsel bir ortak zemin açığa çıkarır.
Ugo Rondinone’nin İstanbul’daki ilk galeri sergisi olan the sun and the mountain 2 Eylül–8 Kasım 2026 tarihleri arasında Dirimart Dolapdere’de ziyaret edilebilir.
