Dirimart, Bernard Frize’in sergi için özel olarak ürettiği yeni işlerini bir araya getiren, İstanbul’daki ilk kişisel sergisine ev sahipliği etmekten mutluluk duyar. Frize 1970’lerin sonlarından günümüze, tekniğin maddeselliğini araştırarak yöntemini sürekli geliştirmektedir. Kişisel ifadelerden ari, herhangi bir öznellik taşımayan pratiğiyle, önceden belirlenmiş geometrik motif veya .rüntüler üretir. “Duyguların, hislerin burada yeri yok,” der sanatçı. Önemli olan resmetme ediminin kendisidir; bir dizi resmetme hareketini belirli renklere uyguladığı basit kurallar koyarak başlar işe. “Hiçbir şey betimlenmez. Kompozisyon yoktur. Yapı yüzeye benzer. Belki de bir resim olarak sınıflandırılmanın ötesinde hiçbir referans, hiçbir özreferans yoktur.” Kesintili bir şebeke, neredeyse bir doku.
Bernard Frize’in, keskin sanatsal düşünceleri ve onlara eşlik eden özgür uygulama pratikleri sayesinde soyut resimde çok özel bir yeri vardır. Paradoksları sever. “Şansın işlemesi için, şansı mümkün kılan koşulları yaratmak zorundasınız, ki bunlardan biri bolca vakte sahip olmaktır. Hiçbir şey yapmayıp her şeyi kendi hallerine bırakabileceğiniz durumlar yaratmak de epey karmaşık bir iştir,” der. Renk de bir başka paradokstur, zira sanatçının ona “özel bir ilgisi yoktur,” öte yandan işinin hayati hammaddesidir. Rengi, hiyerarşisiz, deneysel, teknik-mekanik bir şekilde kullanan Frize, eserlerine çelişkiler kanalıyla belirli bir dinamik katar. Renk, kompozisyon, sembol gibi unsurlardan ziyade üretim sürecine odaklanmak izleyicinin karşısına zevkli bir zorluk çıkarır, onu “resimsel partisyonları” görmeye/duymaya sevk eder.
