Dirimart, Ebru Duruman’ın galeriyle ikinci kişisel sergisi Sessiz Mevcudiyet’i sunmaktan mutluluk duyar. Sanatçının yeni resimlerini bir araya getiren sergi, benliğin değişen sınırlarına ve kimliğin deneyimler aracılığıyla sürekli yeniden şekillenen doğasına odaklanıyor. Ormanlar, nehirler ve taşlarla birleşiyor bedenler; peyzajlar insan bedeninin içinden büyüyor; figürler birbirine dolanıyor; yüzler tekrarlanıyor, parçalanıyor ve kayboluyor. İnsana ve doğaya ait biçimlerin birbirine karıştığı bu resimlerde beden, bellek ve peyzaj arasındaki ayrım giderek belirsizleşiyor.
Alışılmadık bir şeyin, hayal ettiğimiz hayatın yerini aldığı anlar vardır. Aşk, kayıp, göç, ebeveynlik, hastalık ya da salt zamanın geçiş halinde olması, sadece yaşam koşullarımız değil, kim olduğumuza dair algımız üzerinde de yeniden şekillendirici bir rol oynar. Sessiz Mevcudiyet, kim olduğumuz ile dönüşmekte olduğumuz kişi arasındaki bu kırılgan alanda başlar. Duruman’ın resimleri kişisel bir değişim döneminden doğsa da otobiyografinin ötesine geçerek ortak bir dönüşüm deneyimine odaklanır. Serginin merkezinde, hayatın bizi değiştirmesinden sonra kendimiz olarak kalma haline dair bir soru yer alır.
Bu soru, beden ve doğa arasındaki ilişki üzerinden açılır. Doğa, dönüşüm için bir dile dönüşür. Bedenler ve peyzajlar birbirine karışırken içsel olan ile dışsal olan arasındaki sınırlar bulanıklaşır. Ağaçlar, kökler, su ve taş insan bedeniyle birleşirken figürler birbirlerinin içine geçer ve birbirlerine dönüşür. Yüzler, sabit kimlik göstergelerinden çok, deneyimlerin izlerini taşıyan mekânlar olarak belirirler. Figürler çevrelerinin içinde çözülür ve yeni biçimlerde yeniden ortaya çıkarlar; kimlik böylece sabit bir şey olarak değil, uyum sağlayabilen, değişebilen ve dönüşmeye devam eden canlı bir varlık olarak ele alınır.
Sessiz Mevcudiyet’te yaşanmış olan basitçe kaybolmaz. Yaşananlar sessizce bedene, belleğe ve içimizde taşıdığımız peyzajlara yerleşir. Geçmişteki benlik ne tamamen kaybolur ne de olduğu gibi korunur; dönüşmüş, içselleşmiş ve hâlâ varlığını sürdüren bir iz olarak kalır. Duruman’ın resimleri, geriye kalanın sabit bir benlik değil, devam eden bir oluş hali olduğu bu sessiz süreklilik alanında varlık bulur.
Ebru Duruman’ın Sessiz Mevcudiyet sergisi, 17 Eylül–25 Ekim 2026 tarihleri arasında Dirimart Pera’da görülebilir.
