Dirimart, Ozan Sağdıç'ın galerideki ilk kişisel sergisi Zarifane Alay'ı sunmaktan mutluluk duyar. Gündelik yaşamın farklı alanlarından fotoğrafları bir araya getiren sergi, kendi yönünde ilerleyen insanların, hareketlerin ve nesnelerin bir an için aynı bütüne aitmiş gibi göründüğü karşılaşmalara odaklanıyor. Kalabalıklar, sokaklar, çalışma ve eğlence ortamları, kimi zaman bilinçli olarak kurulan, kimi zamansa rastlantıyla oluşan birlikteliklerin geçici bir uyum kazandığı sahnelere dönüşüyor.
Bir kalabalığa uzaktan bakıldığında bedenler bir desen oluşturur. Yaklaşıldığında ise bu bütünlük farklı yüzlere, bakışlara ve jestlere ayrılır. Aynı yerde bulunmak, aynı deneyimi paylaşmak anlamına gelmez; yine de birbirinden ayrı hayatlar kısa bir süre için ortak bir biçim kazanır. Sağdıç'ın fotoğraflarında bu birliktelik, insanların kendilerine özgü hallerini koruduğu geçici bir denge içinde belirir. Bir adım, bir duraksama ya da başın başka yöne çevrilmesi, görüntüdeki ilişkileri değiştirmeye yeter.
Bu sahnelerde, bilinçli olarak kurulan düzen ile kendiliğinden oluşan uyum iç içe geçmiştir. Bir dansın ya da törenin tekrarlanan hareketleri arasında farklı bir jest belirirken sokakta birbirinden habersiz bedenler aynı duruşta buluşabilir. Ortak bir ritme katılanlar, onun içinde kendi hareketlerini sürdürür; rastlantıyla yan yana gelenler sanki birbirlerini tamamlar. Her ânın kendine özgü düzeni, birbirini tekrarlayan hareketler kadar onlardan ayrılan küçük jestlerle de şekillenir.
İnsanların hayvanlarla, nesnelerle ve mekânlarla paylaştığı gündelik hayat bu ilişkileri genişletir. Yakınlıklar ve mesafeler, hareket ve durağanlık, çevredeki biçimlerle birlikte anlam kazanır. Bankta oturan insanların yanındaki heykelin gruba katılmış gibi görünmesi ya da bir uçağın yakınından geçen el arabasının onunla aynı görüntüyü paylaşması, tanıdık bir sahnenin içinde beklenmedik bağlar kurar. Sağdıç'ın fotoğrafa ilişkin ölçüsü de bu sahnelerde belirginleşir: İlk bakışta "iyi" denebilen görüntü, dikkati çektiğinde "güzel", hayranlık uyandırdığında "usta işi" olur. Fotoğrafın insana keyif vermesi, onu gıdıklaması, gülümsetmesi ve düşündürmesi gerektiğini söyleyen sanatçının "zarifane alay" olarak tanımladığı ironi, bu beklenmedik yakınlıklardan doğar. Görsel uyum, yan yana gelenler arasındaki farkları da belirginleştirir.
Kıyafetler, çalışma ortamları, ulaşım araçları ve kamusal mekânlar, bu anları değişen toplumsal hayata bağlar. Her sahne kendi zamanının izlerini taşır. Hayatın akışı içinde değişmeye devam eden ilişkiler, fotoğrafta o âna özgü bir dengede kalır. Biraz sonra kalabalık dağılacak, müzik duracak, bekleyen kişi yola çıkacak, bankın üzerindeki birliktelik değişecektir.
Ozan Sağdıç'ın, küratörlüğünü oğlu Ruhi Oğuz Sağdıç'ın üstlendiği Zarifane Alay sergisi, 12 Kasım-13 Aralık 2026 tarihleri arasında Dirimart Pera'da görülebilir.
