Dirimart, yaşamını ve çalışmalarını New York’ta sürdüren sanatçı Summer Wheat’in galerideki ikinci kişisel sergisi No Rain, No Flowers’ı duyurmaktan mutluluk duyar. Sergi, Wheat’in pandemi sonrası ürettiği, COVID-19’un başlangıcındaki küresel kapanmaların yarattığı kişisel ve daha geniş kapsamlı kültürel değişimleri anlatan resim ve heykellerinden oluşan bir seri sunuyor. Bir çiçeğin güzel rengi ve kokusu için neme boğulması gerekliliğine gönderme yapan serginin başlığı, acı ve mutluluğun birbiriyle iç içe geçmiş, birbirine bağlı duygular olduğunun altını çiziyor.
No Rain, No Flowers sergisi, bahçeyi anımsatan bir kürasyonla şekilleniyor. Sergi, Summer Wheat’in pratiğindeki temaları ele alan ve kalın akrilik boyaların, el boyaması da dahil olmak üzere farklı tekniklerle tel örgünün ağından dışarı taştığı alüminyum tel örgü resimlerini izleyiciyle buluşturuyor. Bu teknik, Wheat’in sözleriyle, sanatçının “de Kooning ve Seurat’yı bölme ve çoğaltma isteği” devamında, “onları aynı resimde bir araya” getiriyor.
Sergi Rönesans gravürleri, modernist soyutlamalar, antik sanat ve ortaçağ dokumaları, Avrupa empresyonist kafe sahneleri ve antik Mısır hiyerogliflerinden sosyal medya fenomenlerine uzanan bir yelpazedeki farklı referanslarla, bireysel ve kolektif insan deneyimine dair tarihi ve çağdaş kaynaklardan edinilen deneyimleri inceliyor. Doğada bir gezintiye çıkma daveti niteliği taşıyan resimlerin yanı sıra, sergide yer alan dört mozaik heykel ise, doğal bir manzara içinde topluluk ve iletişim kurmaya alan açıyor. Oturulabilir bu heykeller, yerden elle taş toplama deneyimini tersine çeviriyor; bu kez taşlar, sıcak bir karşılama için açılan avuçlar gibi, insanlara oturacakları bir alan sunuyor.
Summer Wheat’in yapıtlarındaki kadın figürleri, çevrimiçi güzellik trendlerinin yükselişinden, influencer kültüründen ve kamusal söylemlerdeki gerginlikten ilhamla, hem doğrudan hem de mecazi anlamıyla “elçiler” olarak tasvir ediliyor. Doğa, doğurganlık ve bakımla ilişkilenen bu sembolizm, izleyicileri benlik algısı, materyalizm, kamusal söylem ve büyüme temalarıyla etkileşime geçmeye davet ederken, onları aynı zamanda günümüz dünyasında kimliği şekillendiren karmaşık güç yapıları hakkında hem içsel hem de kolektif bir diyaloga girmeye çağırıyor. Diğer taraftan bu sembolizm, insanın ve doğanın evcilleşmemiş merak, yolculuk ve vahşiliğini ısrarla vurgulamaktan da geri durmuyor. İnsanın kendi üzerine düşünmesi ve karşılıklık kavramlarını, insan egosunun meditatif konumdaki düşünce ve imgelemlerini araştıran No Rain, No Flowers, modern mekânlar ile doğal dünya arasındaki zıtlığı ortaya koyarken çağdaş yaşamın gürültüsü içerisinde süregelen denge ve anlam arayışına işaret ediyor.
No Rain, No Flowers, 14 Mart–13 Nisan 2025 tarihleri arasında Dirimart Pera’da ziyaret edilebilir.
