Dirimart, Sarkis’in galerideki yeni kişisel sergisi Edirnekâri Çerçeveli Beş İkona’yı duyurmaktan mutluluk duyar. Sanatçının hafıza, zaman ve mekân üzerine uzun soluklu araştırmalarının bir devamı niteliğindeki bu sergi, 1989 yılında Maçka Sanat Galerisi’nde açtığı Savaş Meleği adlı tek yapıtlık sergiye ve o dönemde suluboyayla gerçekleştirdiği, dokunma eylemiyle vücut bulan ikonalara referans veriyor. Sarkis’in bu süreçte parmak izini bir boya aracı olarak kullanmaya başladığı bu kendine özgü tekniği, Santa Croce Bazilikası’na (Floransa, İtalya) yönelik derin ilgisiyle bu sergide ortak bir zeminde buluşuyor.
Sergi, 19. ve 20. yüzyıllara tarihlenen, Anadolu ve Şam kökenli mimari unsurlar taşıyan Edirnekâri çerçevelerden yola çıkıyor. Sarkis, bu özgün ahşap çerçevelerin içine yerleştirdiği aynaların yüzeyini, onlara parmaklarına sürdüğü özel boyalarla doğrudan temas ederek dönüştürüyor; bu müdahalesiyle, çerçevelerin tarihi ile bugünü buluşturan bir yüzey kurguluyor. Böylece ayna, sadece yansıtan değil, hafızayı da içinde barındıran bir yüzey olarak yeni bir varlık kazanıyor.
Sarkis, bu yeni yapıtlarında, Santa Croce’de 1966 yılında yaşanan yıkıcı sel felaketinden sonra Cimabue Haçı’nın restorasyonunda başvurulan soyut ve onarıcı yaklaşımı açık bir referans olarak benimsiyor. Bu restorasyonda, kaybolan renkler noktasal fırça darbeleriyle tamamlanmış, eksikler gizlenmemişti. Restoratörler, sel sularında çözünmüş boya parçacıklarını mikroskobik düzeyde tespit etmiş; buharlaştırma yoluyla pigmentlerine ayrıştırmış ve aynı bileşimlerle boşlukları yeniden yapılandırmıştı. Santa Croce’deki restorasyon yaklaşımını bir izlek olarak benimseyen Sarkis, titiz bir araştırma süreciyle Edirnekâri çerçeveler üzerindeki döneme özgü ve zamanla eskiyen boyaları, güncel içerik ve pigmentlerle yenileyerek günümüze taşıyor ve onları yeniden doğuşun bir parçası haline getiriyor.
Edirne’den ve Şam’dan gelen çerçeveler sadece mimari objeler olarak değil, zamanın kendisinin tanıkları olarak sergide yer buluyor. Edirnekâri süslemeler, Osmanlı coğrafyasındaki kültürel yayılım ve estetik hafızanın taşıyıcıları olarak geçmişin görsel dilini bugünün duyusal deneyimiyle buluşturuyor. Sergideki aynalar, izleyiciye kendini görmekten çok, görmeyi düşünmek için bir alan açıyor. Sarkis’in ekibiyle birlikte resmettiği parmak izleri, ne bir portre sunuyor ne de doğrudan bir yansıma: Her ikona, belleğin sahnesinde zamanın durduğu ama anlamın devindiği bir âna dönüşüyor; birer oyuncu gibi, izleyiciyle karşılaşmaya hazırlanıyor. Bu ikonalar, üretildikleri dönemin ruhuna bir selam niteliğinde, 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl Edirnesi’nin çokkültürlü yaşamını yansıtacak farklı kadın isimlerinden esinle adlandırılıyor. Her biri, yalnızca bir nesne değil, çokkatmanlı kültürel geçmişin, dokunulmuş imgelerin ve yeniden kurulmuş hafızanın taşıyıcıları olarak varlık kazanıyor.
Edirnekâri Çerçeveli Beş İkona, Sarkis’in parmak izleriyle bedenselleştirdiği; pigmentler, çerçeveler ve yansımalar aracılığıyla zamanın farklı katmanlarını üst üste getirdiği bir hafıza sahnesine dönüşüyor. Sergi, 3 Eylül–12 Ekim 2025 tarihleri arasında Dirimart Dolapdere’de ziyaret edilebilir.
Konum: Dirimart Dolapdere