Dirimart, Peter Zimmermann’ın yakın dönemde ürettiği işleri bir araya getiren beşinci kişisel sergisini duyurmaktan mutluluk duyar. Zimmermann bu sergide kendine has tekniğiyle tuvale işlediği sanal algoritmalara odaklanıyor.
Zimmermann, dijitalleştirme ve buna bağlı temsil süreçleriyle ilgilenmeye 1990’lı yıllarda başladı. “Hata” diye bir şeyin olmadığı bir yer söz konusuydu. Bu da sanatçıya göre, dijital olarak üretilme sürecinde imajların tamamen “boşaltıldığı” fakat yine de gözle görülür sonuçlar verdiği anlamına geliyordu. Kendilerini programlamayla resimsel nesneler haline getirip “gerçek” oluyorlardı. Bu idrak, dijital şablonlardan üretilen, renkli epoksi reçine imajlar olarak hayat buldu. Fotoğraflar, film kareleri veya diyagramları grafik algoritmalarla yapısöküme uğratıp dönüştüren sanatçı, daha sonra bunları birkaç saydam katman halinde tuvale aktardı.
Zimmermann 2014 yılından beri, imaj dosyalarını izlenimci bir dikiş formunda görüntüleyip ortaya çıkan motifi yağlı boya tabloya aktaran ve “Van Gogh Anahtarı” denen bir algoritma yardımıyla bu yöntemi uyguluyor. (Yağlı boya) tablonun yoldan saptıktan sonra, bilgisayarın sanata ve sanatçıya dair tüm unsurları ortadan kaldırmasıyla yeniden kendine döndüğü izlenimini veren rahatsız edici eserler bunlar.
Dirimart’ta yer alacak sergide yeni epoksi reçine tablolar, etiket oluşumlarıyla bir araya geliyor. Burada esas sergilenen, algoritmaların düşünüş ve davranışımızı ne kadar derinden etkilediği ve gerçeklikle algıya dair kavrayışımızı nasıl şekillendirdiği üzerine suni bir inceleme.
Konum: Dirimart Dolapdere
