Dirimart, Jorinde Voigt’un galerideki üçüncü kişisel sergisi 365 Mevsim’i duyurmaktan mutluluk duyar. Voigt’un pratiğinde yeni bir döneme işaret eden sergi, 2023’ten bu yana ürettiği yağlıboya resimlerini ilk kez izleyiciyle buluşturuyor. Sanatçının yeni eserlerinin yanı sıra, imzası haline gelen paslanmaz çelik heykelleri ve büyük ölçekli resimleri de sergide yer alıyor.
Zaman, mekân, hareket, algı ve bilim gibi unsurları müzik, felsefe ve fenomenolojiden beslenerek bütünlüklü bir temsil sistemine dönüştüren eserleriyle uluslararası alanda tanınan Jorinde Voigt, uzun yıllardır insan algısının dinamiklerine dayanak oluşturan doğal ritimleri araştırıyor. Mürekkep, kurşunkalem ve suluboya gibi geleneksel malzemelerin yanı sıra kolaj ve heykel gibi farklı teknikler kullanarak oluşturduğu yapılandırılmış kompozisyonları, sanatçının söz konusu yaklaşımının önemli örnekleri olma özelliğini taşıyor. 365 Mevsim sergisinde Voigt, bu sefer bakışını içeriye, doğrudan deneyimin kendisine çeviriyor ve yağlıboyayla resmettiklerini bedenselleştirdiği bir deneyim sunuyor.
İlk kez yağlıboyaya yapıtlarının bir araya geldiği 365 Mevsim sergisinde Jorinde Voigt, odağını, hem bir algı aracı hem de anlamın dönüştüğü bir alan olarak bedene çeviriyor. Sergi, yaşadığımız her şeyin içimizde özümsenip bedende bir karşılık bulduğu düşüncesine dayanıyor. Hareketlerimiz, jestlerimiz ve hatta bilinçdışı kararlarımız, içselleştirdiğimiz deneyimleri yansıtıyor. Bu durumda iletişim, bir niyetle değil, deneyimin bedene içgüdüsel olarak kodlanmasıyla başlıyor.
Böylesi bir bağlamda Voigt’un yağlıboya resimleri, söze dökülemeyen algıların taşıyıcısına dönüşüyor. Gökyüzünden, bir ağaçtan ya da suyun yüzeyinden kaynağını alsın, Voigt’un resimlerindeki renkler, bilinçli seçimlerin sonucu ve kaynağını sanatçının çevresinden alıyor. Voigt, bu renkleri algılayıp özümsedikten sonra onları yeni ve akışkan bir dokuya dönüştürüyor. Tasarlanmadan, doğadan olduğu gibi alınan bu renkler, doğanın vericiliğine saygıyla yeniden yorumlanıyor. Sanatçı için bu yaklaşım, etik bir anlama da sahip: doğanın halihazırda sunduğunu kullanmanın, adil ve dürüst bir üretim yolu olduğunu düşüncesine.
Serginin başlığı 365 Mevsim, her yeni günün farklılığını ve tekrar edilemezliğini onurlandırarak zamanın sürekli değişen ritmine gönderme yapıyor. Sergide yer alan Gece Mutfağımdaki Zambaklar, Gökyüzüm, Haziran I ve Eylül II gibi eser başlıkları bir günlüğün kayıtlarını ve boyayla dondurulmuş anları andırıyor ve şimdinin doğrudanlığını koruma hissi olarak vücut buluyor. Voigt’un yağlıboya pratiğinde resim, böylelikle bir günlük tutma biçimine, doğayla birlikte, an içinde var olma eylemine dönüşüyor.
Sergideki eserlerde hem konu hem metafor olarak tekrarlanan su teması, Voigt’un suyu yakından izlediği, hatta neredeyse içine çekerek gördüğü şeye dönüşmeye çalıştığı yaratım süreciyle ilişkileniyor. Mesafeli değil, duygusal, kapsayıcı ve savunmasız olmayı gerektiren bu süreçte benlik ile doğa arasındaki sınır bulanıklaşırken, süreç dünyaya açık olmanın bir biçimine dönüşüyor. Suyun değişen renkleri ve akışkan hareketi sonsuz bir aidiyet duygusuna, beden ve çevre arasındaki sürekliliğe işaret ediyor.
Kopukluk ve katılıkla öne çıkan bir çağda 365 Mevsim, duygusal ve algısal akışkanlık için meditatif bir çağrı olma niteliğiyle tersine bir öneri sunuyor. Voigt, yağlıboya eserleriyle bizlere şu soruyu yöneltiyor: Içsel süreklilik haline kavuşmak, yeniden bütünün parçası gibi hissedebilmek için sudan neler öğrenebiliriz? Voigt, yalnızca estetik bir yaklaşım olarak değil, iyileştirici bir çağrı olarak bu sorgulamayı yapıyor.
365 Mevsim, Jorinde Voigt’un bir yıl boyunca deneyimlediği ve dönüştürdüklerini; sanatçının algı, hareket ve varoluşunun bedenselleşmiş arşivini deneyimlemeye davet ediyor. Sergi 30 Mayıs ve 29 Haziran 2025 tarihleri arasında, Dirimart Dolapdere’de ziyaret edilebilir.
Konum: Dirimart Dolapdere
